Türkiye'de Kadın İstihdamı
Fulya Özcan*
18.10.2012
haber başlık

Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Temmuz 2012 Hanehalkı İşgücü İstatistikleri’ne göre işsizlik oranı Temmuz 2011’deki % 9,1’lik oranından % 8,4 oranına gerilemiş; istihdam oranı da % 46,5’ten % 46,6’ya çıkmıştır. Böylelikle ülkemizdeki toplam istihdam 24 953 000’den 25 498 000’e yükselmiştir. İstihdam oranındaki artış sevindirici olsa da istihdam edilen nüfusun % 70,3’ünün erkek olması ülkemiz kadınlarının iş hayatındaki yerinin olması gerekenden çok daha geride olduğunu göstermektedir.  

Türkiye’nin Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) üyesi ülkeler arasındaki en düşük kadın istihdam oranına sahip olması bu konunun ciddiyetini gözler önüne sermektedir. 

Geçtiğimiz hafta Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Faruk Çelik tarafından Anadolu Ajansı'na yapılan açıklamaya göre Türkiye’de kadın istihdamını artırmak için Türkiye İş Kurumu’nun Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdürlüğü ile protokol imzaladığını, kadın istihdamının oluşturulacak kurumlar arası bir “yönlendirme ağı” ile artırılmasının planlandığını bildirdi. Kurulacak olan bu yönlendirme ağı sayesinde kadın istihdamını artırmaya çalışan farklı kurumların işbirliği yaparak daha etkili çalışmasının sağlanması beklenmektedir.
 
Türkiye’de Kadın'ın İş Hayatındaki Yeri
 
Türkiye’de kadınların tarım dışı istihdam edilmeye başlanması 1950’li yıllarda şehirlere olan göçlerin gittikçe artmasıyla hızlanmıştır. Fakat TÜİK verilerine göre bu oran 1980’li yıllardan itibaren düşüşe geçmiş, 2001 krizi sonrasında % 20’lere gerilemiştir (Grafik- 1). Bu büyük düşüşteki en önemli faktör kadınların en fazla tarım alanında istihdam ediliyor olması ve tarım istihdamının gittikçe azalıyor olmasıdır. Kadınların en fazla tarım sektöründe istihdam ediliyor olması nedeniyle, kadınların kentsel emek piyasasına katılım oranı, kırsal katılıma oranına göre oldukça düşüktür. Tarım sektöründeki istihdam oranının azalması sonucunda işsiz kalan kadınlar, kentlerdeki işler için gerekli nitelikleri sağlayamadıkları için işgücü dışında kalmaktadırlar (Kızılgöl, 2012).
 
Grafik- 1: Yıllara Göre Kadın İstihdam Oranı
Kaynak: TÜİK
 
Grafik- 2, son sekiz yılda kadınların iş alanlarına göre dağılımını göstermektedir. Buna göre ülkemizde kadınlar en fazla nitelikli tarım, hayvancılık, avcılık, ormancılık ve su ürünleri sektörlerinde istihdam edilmekte, bu alanı nitelik gerektirmeyen işler takip etmektedir. Kadınların daha nitelikli işlere yönlendirilmesinde eğitime katılımın artırılması, kadınlara meslek eğitimi kurslarının sağlanması gibi politikaların etkisi oldukça önemlidir.
 
Grafik- 2: İş Alanlarına Göre Kadın İstihdamı (15 yaş üstü, 1000 kişi)
Kaynak: TÜİK
 
Ülkemizde istihdam edilen kadın sayısının iş gücüne dahil toplam kadın nüfusuna oranı diğer OECD ülkelerine göre ne kadar düşük bir seviyede olduğu, bu oranın en düşük olduğu ikinci OECD ülkesi olan Şili’ye bakılarak anlaşılabilir. 2004-2011 yılları arasındaki ortalama kadınların istihdam edilme oranı Şili’de neredeyse ülkemizin iki katında gerçekleşmiştir Grafik-3). Bu grafikten ülkemizin kadın istihdamı konusunda çok yol alması gerektiği anlaşılmaktadır.
 
Grafik- 3: OECD Ülkeleri Kadınların İşgücüne Katılım Oranı Ortalaması (2004-2011)
Kaynak: OECD[1]
 
Kadınların İş Gücüne Katılımı Önündeki Engeller
 
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve İŞKUR işbirliği ile  “İşgücü Piyasasına Girişte Kadınlar İçin Engeller ve Fırsatlar”  başlıklı bir araştırma yapılarak kadın istihdamı önündeki engeller araştırılmıştır. Avrupa Birliği fonları desteğiyle yürütülen proje, Gaziantep, Trabzon, Çorum, Erzurum ve Van'da 2 176 kadına ve 845 işverene anket uygulanarak gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmaya göre kadınların iş hayatına girememesinin en büyük sebebi “geleneksel bakış açısı” olarak bulunmuştur. Bununla birlikte, diğer önemli bir engel de işverenlerin kadın çalışanlara karşı tutum ve önyargıları olarak gösterilmiştir. 
 
Yönlendirme Ağı’ndan Beklenenler
 
İŞKUR, Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdürlüğü ile protokol imzalayarak kadın istihdamının desteklenmesi ve artırılması için Kadın İstihdamının Desteklenmesi Operasyonu kapsamında bir protokol imzalamıştır. Bu protokole göre kurumlar arasında bir “yönlendirme ağı” oluşturulması planlamaktadır. Kadınların sosyal ve ekonomik statülerinin güçlendirilmesini ve işgücüne katılım sürecinde yaşadıkları sorunların giderilmesini amaçlayan protokol, İŞKUR Genel Müdürü Dr. Nusret Yazıcı ile Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdürü Ömer Bozoğlu tarafından imzalanmıştır. Kadın istihdamını artırmaya yönelik çalışan kurumlar arasında kurulan bu yönlendirme ağıyla farklı kurumların verdiği hizmetlerin daha tamamlayıcı hale getirilmesinin sağlanması hedeflenmektedir. Böylelikle İŞKUR ve diğer kurumlar arasındaki bağlantı artırılacak, işgücüne katılmak isteyen kadınlar iş seçeneklerine daha iyi yönlendirilecek ve daha etkili sonuçlar elde edilebilecektir. Bu uygulama pilot olarak Çorum, Erzurum, Gaziantep, Şanlıurfa ve Trabzon illeri ile başlatılacaktır.
 
Mikro Kredilerin Kadın İstihdamına Etkisi
 
Kadın istihdamını artırmaya yönelik ülke genelinde bu şekilde genel çaplı bir proje yürütülecek olması oldukça sevindiricidir. Bu genel çaplı projeye ek olarak ülkemizde kadınların iş gücüne katılımını destekleyen daha küçük çaplı projelerle de mevcuttur. Küçük çaplı projelerin belki de en büyük etki sağlayanı, kadınlara sağlanan mikro kredilerdir. İşgücüne katılmakta zorluk çeken, projesini finanse etmekte zorlanan maddi durumu iyi olmayan ve bankadan kredi alma olanağı bulunmayan kişilere küçük miktarlarda finansman sağlanması mikro finans, bu kişilere sağlanan krediler de mikro kredi olarak adlandırılmaktadır. Mikro kredilerin ana amacı, imkânsızlıkları nedeniyle işgücüne katılamayan insanları, özellikle de kadınları destekleyerek yoksullukla mücadele etmektir.
 
Ülkemizde mikro krediler Türkiye İsrafı Önleme Vakfı tarafından uygulanmakta olup İl Özel İdareleri tarafından verilmektedir. 2009 yılında 59 şehirde açılan şube sayısı 75’e ulaşmış; sayısı 44 bin civarına ulasan yoksul kadın 117 milyon TL’ye yakın mikro kredi kulanmış, kredilerin tamamı geri ödenmiştir. Kredilerin geri dönüşünün sağlanmış olması kadınların aldıkları kredilerle kendi işlerini kurarak işgücüne katılımını ve iş hayatlarına başarılı olarak devam ettiklerini göstermektedir. Son derece küçük miktarlarla kadınların işgücüne katılmasına yardımcı olan bu projeye bakılarak, ülke çapında kurumsal bir projenin çok daha fazla kadına ulaşıp kadın istihdamının artırılmasında daha fazla etkisi olacağı söylenebilir.
 
Değerlendirme
 
Ülkemizde 1950’lerden 1980’lere kadar artış göstermiş olan kadın istihdam oranı 1980’lerde hızla düşüşe geçmiş; 2000’li yıllarda ulaştığı ortalama % 24’luk oran ile OECD ülkelerinde sonuncu sıraya yerleşmiştir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile İŞKUR işbirliği ile yapılan “İşgücü Piyasasına Girişte Kadınlar İçin Engeller ve Fırsatlar”  isimli çalışmadan çıkan sonuca göre kadınlar işgücüne katılmak istemekte ve işverenlerin çoğu da kadın istihdam etmeye sıcak bakmaktadır. Kadınları kendi yetenek ve becerilerine uygun işlerle buluşturmak açısından yönlendirme ağının katkısı oldukça büyük olacaktır.
 
Kaliforniya Üniversitesi*
 
Kaynakça
Türkiye İstatistik Kurumu Hanehalkı İşgücü İstatistikleri, Temmuz 2012
Baltacı, Özgür, 2011. “Kadınları Güçlendirme Mekanizması Olarak Mikrokredi” T.C. Başbakanlık Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü Uzmanlık Tezi.
Berber, Metin, ve Burcin Yilmaz Eser “Türkiye’de Kadın İstihdamı: Ülke ve Bolge Duzeyinde Sektorel Analiz” “İş,Güç” Endüstri İlişkileri ve İnsan Kaynakları Dergisi, Cilt:10 Sayı:2 , Nisan 2008, ISSN: 1303-2860.
Kızılgöl, Özlem Ayvaz. 2012. “Kadınların İşgücüne Katılımının Belirleyicileri: Ekonometrik bir Analiz” Doğuş Üniversitesi Dergisi, 13 (1) 2012, 88-101
OECD Isgucu Verileri: Labour market statistics: Labour force statistics by sex and age: indicators, OECD Employment and Labour Market Statistics (database)
http://www.haberler.com/isverenin-kadin-istihdamina-bakisi-4006216-haberi/


Fotoğraf - Video
İlgili Haberler

Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Tasarım ve Uygulama: OMEDYA