2015 İlk Yarı GSYİH Büyüme Rakamları
38
Doç. Dr. Hüseyin AĞIR

2015 İlk Yarı GSYİH Büyüme Oranı 2014 Yılı Büyümesini Geride Bıraktı.

2015 II. çeyrek GSYİH büyüme istatistikleri TÜİK tarafından 10 Eylül tarihinde açıklandı. Üretim yöntemi ve sabit fiyatlarla GSYİH 32 milyar 093 milyon TL’lik değeriyle bir önceki yılın aynı dönemine göre % 3,8’lik büyüme oranına ulaştı. Bu oranla Türkiye Ekonomisi 2009-IV. çeyrekten itibaren üst üste 23. çeyrek pozitif büyüme oranını gerçekleştirmiş olurken, 2014-II. çeyrekten itibaren son beş çeyreklik büyüme rakamlarının da en yükseğini elde etmiş oldu.

Şekil-1. Çeyreklik GSYİH Büyüme Oranları: 2009-IV:2015-II

    Kaynak: TÜİK

2015 I. çeyrekte beklentilerin üzerinde gerçekleşen % 2,3’lük büyüme oranına en büyük katkı iç talep kaynaklı olurken, genel seçimlerin yaklaşmasının getirdiği belirsizlikler, düşük yatırım ortamı ve ihracatın negatif etkisi daha yüksek bir büyüme oranına ulaşılmasını engellemiştir. Sektörel açıdan değerlendirildiğinde 2015 I. çeyreğinde tarım sektörünün gelişim hızına katkısı çok düşük kalırken, sanayi sektörünün toplam katma değeri bir önceki yılın aynı dönemine göre sabit kalmıştır. Hizmetler sektörü ise özellikle finans ve sigorta faaliyetleri alt sektörünün olumlu etkisiyle, geçen çeyrek dönemde GSYİH büyüme hızına en yüksek katkının sağlandığı sektör olarak istatistiklere geçmiştir.

Diğer taraftan 2015 I. çeyrek göstergeleri, ABD Merkez Bankası FED’in faiz arttırma olasılıklarından kaynaklanan küresel piyasalardaki belirsizliklerden; avro alanının, özellikle Yunanistan merkezli, geleceğiyle ilgili belirsizliklerden; avro/dolar paritesinin aşağı yönlü seyrinden; petrol fiyatlarındaki düşüş ve Rusya Ekonomisinin zayıf görünümünden ve dünya ekonomisindeki gevşek büyümenin de etkisiyle ülkeler arasındaki ticaret daralmalarına bağlı olarak dış faktörlerden olumsuz bir şekilde etkilenmiştir.

II. Çeyrekte Büyümenin Motoru İç Talep Olmuştur.

Sabit fiyatlarla bir önceki yılın aynı dönemine göre % 3,8 oranında artış kaydeden GSYİH büyüme rakamları harcama kalemlerine göre değerlendirildiğinde, yerleşik hane halklarının tüketimi (özel tüketim) % 5,6; devletin nihai tüketim harcamaları % 7,2; gayri safi sabit sermaye oluşumu (yatırımlar) % 9,7 oranında artış kaydederken; mal ve hizmet ihracatı % 2,1 azalmış, mal ve hizmet ithalatında ise % 1,6 artış kaydedilmiştir.

Açıklanan bu oranlar, GSYİH gelişim hızına katkıları açısından değerlendirildiğinde ise, en yüksek katkının % 3,7 ile yerleşik hane halklarının tüketiminden kaynaklandığı görülmektedir. İkinci sırayı, özel sektörün makine ve teçhizat yatırımları öncülüğünde % 2,5’lik oranıyla gayri safi sabit sermaye oluşumu almaktadır. Bu dönemde devletin nihai tüketim harcamaları ise GSYİH gelişim hızına üçüncü sırada ve % 0,8 oranında bir katkı sağlamıştır. Diğer taraftan net ihracat rakamları bir önceki yılın aynı dönemine göre GSYİH gelişim hızını düşürmüştür.

Şekil-2. Harcama Yöntemiyle GSYİH Büyüme Oranları

    Kaynak: TÜİK

II. Çeyrekte GSYİH Büyümesindeki En Büyük Pay Hizmetler Sektörünün Olmuştur.

2014 yılının II. çeyreğine göre tarım ormancılık ve balıkçılık sektörü % 6,7; sanayi sektörü ve hizmetler sektörü de aynı değerlerle % 4,1 oranında büyüme kaydetmiştir. Sektörler toplamındaki artışın % 4,3 olduğu II. çeyrek değerlerinin GSYİH gelişim hızına katkıları ise tarımda % 0,5; sanayide % 1,4 ve hizmetlerde ise % 2,4 olarak gerçekleşmiştir. Sanayi sektörünün lokomotifi GSYİH gelişim hızına katkı olarak % 1,3 ile imalat sanayi alt sektörü olurken, hizmetler sektöründe ise % 1,15’lik oranıyla finans ve sigorta faaliyetleri alt sektörü olmuştur.

Şekil-3. Sektörler İtibariyle GSYİH Büyüme Oranları

     Kaynak: TÜİK

Genel Değerlendirme

2015 II. çeyreği, hem bir önceki yılın aynı dönemine göre hem de I. çeyreğe göre daha iyi bir performans sergilemiştir. Yüzde 3,8’lik büyüme oranında, tarım sektörünün ve sanayi sektörün payları artarken hizmetler sektörünün payı aynı kalmıştır. Diğer taraftan, harcama kalemleri açısından ikinci çeyrek değerlendirildiğinde, özel sektörün makine ve teçhizat yatırımlarındaki artış ile ihracattaki azalma dikkat çekerken, birinci çeyrekte olduğu gibi ikinci çeyrekte de Türkiye Ekonomisi iç talebe yönelik bir büyüme performansı sergilemiştir.

Gerek dünya ekonomisindeki daralma süreci, gerekse Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasal konjonktür göz önüne alındığında % 3,8’lik büyüme oranı son beş çeyreğin üzerinde gelerek beklentilerin üzerinde bir oran olarak kabul edilebilir.

 

Doç. Dr. Hüseyin AĞIR

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi

 

18.09.2015
İlgili Haberler
Köşe Yazıları
ATCOSS
SD Dergi