ABD Suriye'de Kendi Ayağına Kurşun Sıkıyor
33
Buğra SARI

13 Eylül 2014 tarihinde Irak ve Şam İslam Devleti (IŞİD), Demokratik Birlik Partisi (PYD)[1] kontrolündeki Ayn el Arap (Kobani)’ye saldırıya başlamıştır. Aralık ayına doğru yaklaşık 350 civarında köy IŞİD’in eline geçmiş ve sayıları 300.000’i bulan Kürt kökenli Kobanili, mülteci konumuna düşmüştür. Böyle bir ortamda Türkiye mültecileri kabul etmiş ve yaralıların ülkesi içerisinde tedavi edilmesine müsaade etmiştir. Kobani’nin tamamen IŞİD’in eline düşme tehlikesi baş gösterdiğinde Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ve Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi peşmergeleri[2] karadan ve Amerika Birleşik Devletleri önderliğinde Fransa ve Arap ülkeleri havadan IŞİD’e karşı müdahalede bulunmuştur. Bunun sonucunda IŞİD Kobani’de tutunamamış ve geri çekilmiştir.

Ancak özellikle ABD’nin PYD’de yönelik diplomatik, lojistik ve askeri desteği IŞİD tehlikesi geçmesine rağmen devam etmiş ve etmektedir.[3] ABD PYD’ye verdiği desteği IŞİD’e karşı mücadele kapsamında gerekçelendirse de bu durum gelecekte ABD’nin Suriye’deki amaç ve çıkarlarının aleyhine olacak bir takım gelişmeleri beraberinde getirme potansiyeli taşımaktadır. Zira PYD ve Esad rejimi arasında adı konmamış bir ittifak mevcuttur. Aynı zamanda, PYD IŞİD’e karşı tüm Suriye’de etkili olabilecek bir aktör değildir. Aksine, PYD’ye verilen destek IŞİD’in Suriye’de zemin kazanmasına neden olabilir. Buradan hareketle, PYD’ye verilen desteğin olası zararlı noktalarını iki başlık altında toparlamak mümkündür.

1. PYD ve Esad Rejimi Arasındaki Adı Konmamış İttifak

PYD özellikle Kobani kuşatmasıyla beraber IŞİD’e karşı ABD tarafından sahada kullanılabilecek örgüt olarak görülmeye başlanmıştır. Bu manada ABD’nin desteğini alan PYD IŞİD’e karşı sahada başarılar kazanmıştır. Sonuç olarak, ABD PYD’ye olan desteğini sürdürmektedir. Ancak PYD’nin Esad rejimiyle olan geçmişi ve hali hazırda bu iki aktörün sahadaki paralel operasyonları ABD’nin PYD politikasını gözden geçirmesini gerektiren önemli faktörlerdir.

Mart 2011’de Suriye’de ayaklanmaların başladığı dönemde PYD Suriyeli muhaliflerce “Kürtlerin Şebbihası” olarak adlandırılmaktaydı.[4] PYD’nin bu lakapla anılmasında rejim ve PKK karşıtı protestolara karşı takındığı tavrın etkili olduğunu söylemek mümkündür. PYD’nin rejim karşıtı Kürt hareketlerine karşı uyguladığı baskının önemli örneklerinden birisi “Kürt Gelecek Hareketi” kurucusu ve liderlerinden Meshal Tammo’ya yönelik 7 Ocak 2011 tarihli suikasttır.[5] Tammo’nun aynı zamanda rejim karşıtı muhalefetin merkezi olan Suriye Ulusal Konseyi’nin yürütme kurulu üyesi olması PYD ve Esad rejimi arasındaki ilişkinin bir göstergesi olarak görülmektedir. Nitekim 2013 yılında PYD’nin Esad rejimiyle ilişkileri ve Suriye Kürt toplumu içerisinde adam öldürme, kaçırma ve tutuklama gibi eylemleri Suriye dışında bile yankı bulmuştur. Bu manada Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesud Barzani basın önünde PYD’yi sert bir biçimde eleştirmiştir.[6]

Öte yandan, PYD ve rejim güçlerinin sahada yürüttüğü operasyonlar büyük ölçüde paralellikler göstermektedir. Bu durum Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Phillip Hammond tarafından da dile getirilmiştir. Hammond 23 Şubat 2016’da yaptığı açıklamada PYD, rejim güçleri ve Rus saldırıları arasındaki koordinasyona atıf yaparak durumun kaygı verici olduğunu belirtmiştir.[7] Washington Institute for Near East Policy adlı düşünce kuruluşu tarafından yayınlanan haritada Suriye’de savaşan tarafların operasyon yürüttükleri bölgeler gösterilmektedir.[8] Buna göre PYD ve Esad rejiminin birbirleriyle koordineli saldırıları neticesinde muhaliflerin elinde bulunan Azez-İdlib hattı kesilmiştir. Bu hat üzerinde bulunan Nubl Esad rejimi ve Tel Rifaat PYD’nin eline geçmiştir. Esad rejimi saldırılarını hattın güneyine doğru yoğunlaştırırken PYD ise kuzeydeki Azez’e yönelmiştir. Bu haliyle iki aktör birbirleriyle karşı karşıya gelmekten kaçınmaktadır. Aynı zamanda sahadaki operasyonları birbirleriyle koordineli olarak yürütülmektedir.

Idlib map

Harita: Washington Institute for Near East Policy’in Kuzey Suriye’deki savaşan tarafları gösteren 24 Şubat 2016 tarihli haritası

2. IŞİD ile Mücadelenin Sekteye Uğraması

ABD’nin sağladığı lojistik ve askeri destek ile PYD IŞİD’i Kobani’den çıkartmış ve Abdülaziz dağları ve çevresini, Tel Abyad’ı, stratejik açıdan önemli olan Teşrin Barajı’nı ele geçirmiştir.[9] Bu bakımdan PYD sahada IŞİD’e karşı mücadele kapsamında etkili bir aktör olarak görülmeye başlanmıştır.

Esasında PYD’nin IŞİD karşısındaki başarısının hikmeti kendisinde değildir. Zira PYD’nin IŞİD’i geri püskürtebilmesi ancak ABD önderliğindeki uluslararası koalisyonun desteğiyle mümkün olabilmiştir. Hatta PYD’ye sağlanan silah gücü herhangi başka bir aktöre verilseydi o da IŞİD’e karşı benzer bir başarı sağlayabilirdi. Bu başarıyı ÖSO, PYD’ye sağlanana benzeri bir destek olmadan 2014 başında IŞİD’i Lâskîye, İdlib, Halep’in batısı, Der-ez Zor, Humus ve Hama gibi önemli bölgelerden çıkartarak gerçekleştirmiştir.[10] Bununla birlikte Doğu Suriye’deki muhalif direnişi ancak Haziran 2014’te IŞİD’in Irak ordusundan ele geçirdiği silahları Suriye’ye getirmesiyle kırılabilmiştir. Bu dönemde Der-ez Zor, Rakka, Doğu Halep ve Güney Haseke IŞİD’in eline geçmiştir.[11]

Öte yandan, PYD’nin IŞİD’e karşı tamamen başarılı olması mümkün değildir. Zira PYD’nin IŞİD’e karşı mücadelesi Hasiçi, Kamışlı, Kobani, Afrin, Azez, Resulayn, Derik, Cerablus, Amude ve Tirbespi’den oluşan ve Rojava olarak adlandırılan Kuzey Suriye topraklarıyla sınırlıdır. Oysaki IŞİD Suriye’nin batısı hariç kuzey, güney, doğu ve ortasında etki alanlarına sahiptir. PYD’nin Kuzey Suriye dışında kalan IŞİD hâkimiyet bölgelerine ulaşması imkânsızdır. Bu durum Suriye iç savaşındaki aktörlerin hâkimiyet alanlarını gösteren aşağıdaki haritada açıkça görülmektedir.

https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/8/88/Syrian_civil_war.png

Harita: Suriye’deki savaşan tarafların hâkimiyet alanları

Diğer taraftan PYD’nin temel amacı Kuzey Suriye (Suriye Kürdistanı veya Rojova)’da ‘Apocu ideolojiyle’ yönetilen bir Kürt devleti kurmaktadır.[12] Bu amacını gerçekleştirebilmek için PYD, Arap ve Türkmenlerin yoğunlukta olduğu bölgelerde demografik yapıyı değiştirme faaliyetleri yürütmektedir. Bu kapsamda Arap ve Türkmenlerin köylerini yakan ve mallarına el koyan PYD bazı bölgelerde zorla göç ettirme ve etnik temizlik gibi savaş suçları da işlemektedir.[13] Bu politikayla PYD üzerinde Kürt devleti kurmak istediği Kuzey Suriye’deki bölgeleri daha yönetilir hale getirmeyi hedeflemektedir.

PYD’nin Kuzey Suriye’de IŞİD’le mücadele kisvesi altında Kürt devleti kurmaya yönelik faaliyetleri önemli riskler ortaya çıkarmaktadır. Bunlardan en önemlisi IŞİD’in bölgede zemin kazanma riskidir. IŞİD, bölgede Esad rejimiyle bağı kopmuş Sünni nüfus tarafından PYD’nin uyguladığı baskıdan bir çıkış kapısı olarak görülebilir. Sünni nüfusun Esad rejimine karşı isyanın belkemiği olması durumun ciddiyetini daha da artırmaktadır. Zira Sünni tonlu isyan radikalizme kayabilir. Burada ABD’nin 2003 Irak işgalinden sonra sistem dışına itilen ve mağduriyet psikolojisi yaşayan Sünni aşiretlerin şu anda IŞİD’in tabanını oluşturduğunu hatırlatmakta yarar vardır.

Sonuç Yerine

ABD’nin Suriye’deki amaçlarına bakıldığında iki temel nokta ön plana çıkmaktadır. Bunlardan birincisi Esad rejiminin düşmesi; ikincisi ise IŞİD ile mücadeledir.[14] Ancak ABD’nin PYD’ye verdiği diplomatik, lojistik ve askeri destek bu iki amaçla başlı başına çelişmektedir. PYD bir taraftan ABD ve müttefiklerinin desteğini alırken diğer taraftan sahada Esad rejimiyle koordineli operasyonlar yürütmektedir. Bu durum rejimin Suriye’deki pozisyonunu güçlendirmekte ve rejime karşı politikalar izleyen tarafların elini boşa çıkarmaktadır.

Diğer taraftan PYD Suriye’nin tamamında IŞİD’le mücadele kapsamında değerlendirilebilecek bir aktör değildir. PYD sadece Kuzey Suriye’de örgütlenmiş bir yapıdır. Buna ek olarak PYD’nin esas amacı IŞİD’le mücadele değil kendi hâkimiyet alanını genişleterek Kuzey Suriye’de bir Kürt devletinin temellerini atmaktır. PYD bu amacını gerçekleştirme yolunda Arap ve Türkmenlerin çoğunlukta olduğu bölgelerde zorla göç ettirme ve etnik temizlik gibi faaliyetlerde bulunmaktadır. PYD’nin bu faaliyetleri ılımlı muhalefetin belkemiği olan Sünni nüfusun radikalleşmesine ve bölgede IŞİD’in zemin kazanmasına neden olabilir.

Tüm bunlarla birlikte PYD, PKK terör örgütünün Suriye’deki koludur.[15] Bu manada ABD NATO müttefiki olan Türkiye’nin ulusal güvenliğine tehdit oluşturan bir örgütü lojistik ve askeri bağlamda desteklemektedir. Bu durum gelecekte ABD’nin uluslararası alanda müttefikleri nezdinde güvenilirliği konusunda olumsuz sonuçlar doğuracaktır. Sonuç olarak, ABD Suriye’de PYD’yi destekleyerek kendi ayağına kurşun sıkmaktadır. Bunu masaya koyarak ABD PYD politikasını tekrardan gözden geçirmelidir.

 

Buğra SARI*

Araştırma Görevlisi

 


* Arş. Gör., Gazi Üniversitesi İİBF  Uluslararası İlişkiler Bölümü; Doktor Adayı, İhsan Doğramacı Üniversitesi İİSBF Uluslararası İlişkiler Bölümü.

[1]YPG, PYD’nin silahlı kanadıdır. Yazı boyunca iki yapılanma için PYD kullanımı tercih edilmiştir.

[2] Peşmerge kuvvetleri Türkiye’nin izniyle Türk topraklarından Kobani’ye geçiş yapmıştır.

[3] “Washington will Support Kurds Fighting Against Daesh: US”, PressTV, 24 Şubat 2016, http://www.presstv.ir/Detail/2016/02/24/452110/us-washington-kurds.

[4] Anne Allmeling, “Kurds See Increasing Influence in Middle East”, Deutsche Welle, 16 Ağustos 2012, http://www.dw.com/en/kurds-see-increasing-influence-in-middle-east/a-16170388.

[5] Micheal Gunter, “The Implications of the Assassination of the Syrian Kurdish Leader Mishaal Tammo”, Gulan Media, 1 Aralık 2011, http://www.gulan-media.com/english/articles.php?eid=18&id=62; “The Kurdish Democratic Union Party”, Carnegie Middle East Center, 1 Mart 2012, http://carnegie-mec.org/publications/?fa=48526; PYD’ye atfen diğer siyasi suikastları şunlardır: Amir Hamid, Ahmed Bonchaq, Bahzed Dorsen, Nidal Badro, Ahmed Badro ve Amar Badro.

[6]President Barzani Slams PYD in Syria, Rejects Autonomy Declaration”, Rudaw, 15 Kasım 2013, http://rudaw.net/english/kurdistan/14112013; Kurdistan President Barzani Accuses Syrian Kurdish PYD of Collobrating with Assad Regime, Ekurd Daily, 14 Nisan 2014,

http://ekurd.net/mismas/articles/misc2014/4/state7902.htm.

[7] Louisa Loveluck, “Hammond: ‘Disturbing Evidencethat Kurds are Coordinating with Syrian Regime and Russia”, The Telegraph, 23 Şubat 2016, http://www.telegraph.co.uk/news/worldnews/middleeast/syria/12170962/Hammond-Disturbing-evidence-that-Kurds-are-coordinating-with-Syrian-regime-and-Russia.html.

[8] Fabrice Balance, “Two Potential Safe Zones in Northern Syria”, The Washington Institute for Near East Policy, 24 Şubat 2016, http://www.washingtoninstitute.org/policy-analysis/view/two-potential-safe-zones-in-northern-syria.

[9] PYD’nin IŞİD karşısındaki başarısının hikmeti kendisinde değil arkasındaki ABD desteğidir. Zira PYD’nin sahada IŞİD’e karşı üstünlük kurabilmesi ancak ABD’den gelen destek sayesinde mümkün olabilmiştir.

[10] Martin Chulov, “Syrian Opposition Turns on al-Qaida-affiliated ISIS Jihadists NearAleppo”, The Guardian, 3 Ocak 2014, http://www.theguardian.com/world/2014/jan/03/syrian-opposition-attack-alqaida-affiliate-isis; “ISIL Fighters Pull Out of Key Syrian Turkmen Town”, World Bulletin, 14 Mart 2014, http://www.worldbulletin.net/news/131070/isil-fighters-pull-out-of-key-syrian-turkmen-town.

[11]Islamic State Expels Rivals from Syria City”, Al Jazeera, 15 Haziran 2014, http://www.aljazeera.com/news/middleeast/2014/07/state-expels-rivals-from-syria-city-2014714134248239815.html.

[12] Ayrıntılı bilgi için bknz. Can Acun ve Bünyamin Keskin, “PKK’nın Kuzey Suriye Örgütlenmesi PYD-YPG”, SETA Rapor, 2016, http://file.setav.org/Files/Pdf/20160222181213_pkknin-kuzey-suriye-orgutlenmesi-pyd-ypg-pdf.pdf.

[13]Syria: US Ally’s Razing of Villages Amounts to War Crimes”, Amnesty International, 13 Ekim 2015, https://www.amnesty.org/en/latest/news/2015/10/syria-us-allys-razing-of-villages-amounts-to-war-crimes/.

[14]Syria Crisis: Where Key Countries Stand”, BBC, 30 Ekim 2015, http://www.bbc.com/news/world-middle-east-23849587.

[15] Ayrıntılı bilgi için bknz. Acun ve Keskin, “PKK’nın Kuzey Suriye Örgütlenmesi PYD-YPG”.

21.03.2016
İlgili Haberler
Köşe Yazıları
ATCOSS
SD Dergi