Büyüme Performansı İyileşiyor
38
Doç. Dr. Hüseyin AĞIR

Bir ekonominin üretim kapasitesinin göstergesi olarak kullanılan gayri safi yurt içi hâsıla (GSYH) ile ilgili istatistikler, Türkiye Ekonomisi için TÜİK tarafından cari ve sabit fiyatlarla (1998 yılı) hesaplanmakta ve üçer aylık (çeyreklik) dönemler itibariyle ve sırasıyla 10 Haziran - 10 Eylül - 10 Aralık ve 31 Mart tarihlerinde yayınlanmaktadır. TÜİK 2015 yılı I. Çeyrek verilerini 10 Haziran 2015 tarihinde yayınlamıştır.

Türkiye Ekonomisi, 2014 yılındaki yüzde 2,9 olarak gerçekleşen büyüme oranından sonra 2015 I. çeyreğinde yüzde 2,3 oranında bir gelişme kaydederek aralık vermeden 22 çeyrek üst üste büyüme başarısı göstermiştir. Bu oran uzun dönem ortalama büyüme oranının altında kalmış yüksek bir büyüme oranı olmayabilir fakat 2014 yılı içerisindeki gelişmeler ve bu gelişmelerin 2015 I. çeyreğinde de devam ettiği gerçeğiyle birlikte ele alındığında beklentilerin üzerinde bir büyüme oranı olarak değerlendirilebilir.

İlk çeyrekteki % 2,3’lük büyümeyi sağlıklı bir şekilde yorumlayabilmek için, önceki dönemlerde küresel ekonomideki gelişmelere ve yurtiçinde uygulanan politikalara göre şekillenen ekonomik büyüme performansını sektörel açıdan ve büyümenin kaynakları açısından dikkate almak gerekir.

İhracat 2014 Büyümesinin Motoru

Türkiye Ekonomisi 2014 yılında bir önceki yıla göre yüzde 2,9’luk bir büyüme oranı kaydetmiştir. Bu oran hem ortalama büyüme oranının altında (yüzde 5) olmasına hem de orta vadeli programın (OVP) 2014 yılı için yüzde 3,3’lük hedefine ulaşamamasına rağmen, ne çok arzu edilen ne de zayıf denilebilecek bir oran olarak değerlendirilebilir. Zira 2014 yılı dışarıda, başta Ukrayna ve Ortadoğu’daki bölgesel belirsizliklerin dış talebi olumsuz etkilediği, Amerikan Merkez Bankası (FED)’in varlık alımı programının faiz artışı beklentilerini arttırarak, küresel ekonominin daralmasından kaynaklanan olumsuzlukların yaşandığı bir yıl olmuştur. İçeride ise, süregelen 17-25 Aralık darbe girişimi uzantılarının özellikle finansal piyasalardaki olumsuz etkilerinin (yüksek faiz oranı ve döviz kurundaki dalgalanmalar) reel ekonomiye negatif yansımaları ve seçimlerin olumsuz etkilerinin yılı olmuştur. Diğer taraftan petrol fiyatlarındaki yaklaşık yüzde 50 oranındaki azalmanın büyüme üzerinde olumlu bir etki yaptığı söylenebilir.

Şekil 1’de Türkiye ekonomisinin 2014 yılındaki büyüme rakamları sektörler itibariyle sunulmaktadır. Bir önceki yıla göre sabit fiyatlarla tarım sektörü yüzde -1,9; sanayi sektörü yüzde +3,5 ve hizmetler sektörü de yüzde +4’lük bir oran kaydetmiştir. Sanayi alt sektörlerinde bir önceki yıla göre en fazla büyüme oranı yüzde 11 ile su temini kanalizasyon, atık yönetimi ve iyileştirme faaliyetleri sektöründen kaynaklanırken; hizmetler alt sektörlerinde en yüksek büyüme oranı ise yüzde 10,8 ile mesleki ve teknik faaliyetler sektöründen kaynaklanmaktadır. Sektörlerin GSYH gelişim hızına katkıları ise, tarım yüzde -0,2’lik olumsuz etkiyle büyümeyi aşağı yönlü etkilerken; sanayi yüzde +1,2 ve hizmetler de yüzde +2,4 oranlarıyla pozitif katkı sağlamıştır. Alt sektörler açısından GSYH gelişim hızına en büyük katkı sanayide yüzde 0,9 ile imalat sanayinden, hizmetlerde ise yüzde 0,9 ile finans ve sigorta faaliyetleri sektörlerinden sağlanmıştır.

Şekil 1: Sektörler İtibariyle GSYH Büyümesi (2014)

Kaynak: TÜİK ve hesaplamalar yazar tarafından yapılmıştır.

Şekil 2de GSYH büyüme oranları harcama kalemleriyle değerlendirildiğinde, bir önceki yıla göre 2014 yılında sırasıyla ihracat yüzde 6,8; kamu tüketimi yüzde 4,6; özel tüketim yüzde 1,3 ve yatırım harcamaları da yüzde -1,3 değerini almıştır. Yüzde 2,9’luk büyüme hızına katkıları açısından değerlendirildiğinde en büyük katkının yüzde 1,8 ile ihracat kaynaklı olduğu görünmektedir. Diğer taraftan özel tüketim harcamaları 2014 yılı gelişim hızına yüzde 0,9 katkı ile ikinci büyük harcama kalemini oluşturmaktadır. Kamu harcamalarının payı ise yüzde 0,5 olarak gerçekleşmiştir. Yatırım harcamalarındaki yüzde -0,3’lük negatif orana karşılık özel yatırım harcamaları alt kalemi yüzde 0,1’lik pozitif bir değer almıştır. İthalat penceresinden değerlendirilme yapıldığında ise, gerek enerji maliyetlerindeki azalmalardan gerekse Rusya ve Ortadoğu’da yaşanan olayların ticari daralma olarak kendini göstermesi, ithalatın düşmesinde rol oynayan başlıca faktörler olarak görülmektedir.

Şekil 2: Harcamalar Yönüyle GSYH Büyümesi (2014)

Kaynak: TÜİK ve hesaplamalar yazar tarafından yapılmıştır.

Yukarıda ortaya konulan Tablo 2, 2014 yılında büyümenin motorunun ihracat olduğunu, iç talepteki artışın büyümeyi desteklediğini; düşük yatırım ortamının ise ekonomiyi negatif yönde etkilediğini göstermektedir.

2015 I. Çeyrek Büyümesinin Kaynağı: İç Talep

2015 yılı I. çeyrekte GSYH büyüme oranı sabit fiyatlarla yüzde 2,3 arttı. GSYH büyüme oranı bir önceki yılın aynı çeyreğine göre 2015 yılı I. çeyrekte sabit fiyatlarla yüzde 2,3 artmıştır. Bu değer, 2009 yılı IV. çeyreğinden beridir devam eden üst üste 22. çeyrek pozitif büyümenin sağlandığını gösteriyor (Şekil 3).

Şekil 3: Çeyrek Dönem Reel Büyüme Oranları (2009:IV - 2015:I)

Kaynak: TÜİK

Ekonomik büyümenin ekonomik birimler açısından incelendiğinde (Tablo 1), 2015 I. çeyreğinde hane halkının tüketim harcamaları, 2014 yılının birinci çeyreğine göre reel olarak yüzde 4,5 oranında artış kaydetti. Bu değerin 2015 I. çeyrek gelişim hızına katkısı yaklaşık yüzde 3,1 olarak gerçekleşmiştir (Tablo 1, son sütun). Devletin tüketimi ise, bir önceki yılın aynı dönemine göre reel olarak yüzde 2,5’lik bir artış kaydetmiştir. 2015 yılının yüzde 2,3’lük büyüme hızına katkısı ise yüzde 0,3 olarak gerçekleşmiştir. Gayri safi sabit sermaye oluşumu ise bir önceki yılın aynı dönemine göre reel olarak değişmemiştir. Diğer taraftan, ihracat verileri bir önceki döneme göre -0,3 oranında azalış kaydederken, 2015 I. çeyrek büyüme hızını yavaşlatan faktörlerden biri olmuş, ithalattaki değişme ise bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 4,1 artış sergileyerek net ihracata negatif etki etmiştir.

Tablo 1: Ekonomik Büyüme - Harcamalar (2014:1 - 2015:1)

Harcamalar

2014-I

2014-II

2014-III

2014-IV

2014

2014 GH

2015-I

2015-I GH

Hane halkı tüketimi

2,5

-0,1

-0,1

3,0

1,3

0,9

4,5

3,1

Devletin tüketimi

9,2

3,6

6,9

0,8

4,6

0,5

2,5

0,3

Sabit sermaye oluşumu

-0,3

-3,5

-0,4

-1,0

-1,3

-0,3

0,0

0,0

Kamu

-5,2

-11,7

-10,4

-7,3

-8,8

-0,4

-10,2

-0,3

Özel

0,6

-1,6

2,1

0,9

0,5

0,1

1,9

0,4

İhracat

11,1

7,1

8,4

1,5

6,8

1,8

-0,3

-0,1

İthalat

0,7

-4,3

-1,6

4,6

-0,2

-0,05

4,1

1,2

Kaynak: TÜİK ve hesaplamalar yazar tarafından yapılmıştır.

GSYH sektörel olarak değerlendirildiğinde ise (Tablo 2), tarım sektöründeki gelişme 2014 yılının birinci çeyreğine göre reel olarak yüzde 2,7’lik bir katkı sağlamıştır. Bu oranın 2015 I. çeyrek gelişme hızına katkısı ise yaklaşık olarak yüzde 0,1 oranındadır. Sanayi sektörünün toplam katma değeri ise reel olarak bir önceki yılın aynı dönemine göre değişmeyerek sabit kalmıştır. Madencilik ve taş ocakçılığı ile inşaat alt sektörleri veri dönemde bir önceki yılın aynı dönemine göre sırasıyla yüzde -8,1 ve yüzde 3,5 küçülürken; başta su temini kanalizasyon ve atık yönetimi olmak üzere, elektrik gaz buhar ve iklimlendirme ile imalat sanayi alt sektörleri de pozitif değer almışlardır.

Tablo 2: Ekonomik Büyüme - Sektörler (2014:1 - 2015:1)

Sektörler

2014-I

2014-II

2014-III

2014-IV

2014

2014 GH

2015-I

2015-1 GH

Tarım

3,5

-2,6

-4,9

1,4

-1,9

-0,2

2,7

0,1

Sanayi

6,2

3,3

2,9

1,8

3,5

1,1

0,0

0,0

Hizmetler

5,8

3,7

3,5

3,0

4,0

2,4

4,1

2,6

GSYH

4,9

2,3

1,9

2,6

2,9

3,3

2,3

2,6

Kaynak: TÜİK ve hesaplamalar yazar tarafından yapılmıştır.

Gelişme hizmetler sektörü açısından değerlendirildiğinde ise, reel olarak bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 4,1 oranında bir artış kaydederek GSYH gelişim hızına en büyük katkıyı yaklaşık yüzde 2,6 oranında sağlamıştır (2015 yılı I. çeyrek sektör toplamı yüzde 2,6). Hizmetler alt sektörleri içerisinde 2015 I. çeyreğindeki yüzde 2,3’lük gelişme hızına en büyük katkı, yüzde 1,0 ile finans ve sigorta faaliyetlerinden gelirken yüzde 0,5 oranını da mesleki, bilimsel ve teknik faaliyetlerden elde etmiştir.

Sonuç ve Değerlendirme             

Türkiye Ekonomisi, 2014 yılındaki yüzde 2,9 olarak gerçekleşen büyüme oranından sonra 2015 I. çeyreğinde yüzde 2,3 oranında bir gelişme kaydederek aralık vermeden 22 çeyrek üst üste büyüme başarısı göstermiştir. Bu oran uzun dönem ortalama büyüme oranının altında kalmış, yüksek bir büyüme oranı olmayabilir fakat yukarıda ifade edilen 2014 yılı içerisindeki gelişmeler ve bu gelişmelerin 2015 I. çeyreğinde de devam ettiği gerçeğiyle yüzleştirildiğinde, ne çok düşük ne de yüksek, mütevazı bir büyüme oranı olarak değerlendirilebilir. 

2015 I. çeyreğindeki büyüme performansı beklentilerin üzerinde gerçekleşmiştir. Bu dönemde sektörel olarak tarım reel büyümeye pozitif katkı sağlamıştır. 2015 I. çeyreğinde hizmetler sektörü hem bir önceki yılın ayı dönemine göre artmış hem de gelişme hızına en büyük katkıyı sağlamıştır. Sanayi sektörünün 2014 I. çeyreğine göre büyümeye katkısının aynı kalmasıyla birlikte imalat sanayi alt sektörü yüzde 2,3’lük artış sağlamıştır. 2015 I. çeyrek büyüme hızına da yüzde 0,2’lik bir katkı yapmıştır.  

2015 I. çeyreğinde harcama kalemleri olarak hem hane halkı tüketimi hem de kamu tüketimi artmış, büyümenin kaynağı iç talep ağırlıklı olmuştur. Yatırımlar sabit kalmış ve 2014’ün son çeyreğinde azalmaya başlayan ihracat ise büyümeyi aşağı yönlü etkilemiştir. İhracattan ekonomik büyümeye katkının gelmemesi olumsuz bir gelişme olarak ifade edilebilecekken, sürdürülebilir bir büyümenin önemli yapıtaşlarından birisi olarak da yatırımların arttırılmasına olan ihtiyaç aşikârdır.

İhracat oranlarında yaşanan azalmanın arkasında birçok önemli faktörden bahsedilebilir: Türkiye’nin hem kuzeyi (Rusya) hem de güneyinde (Irak ve Suriye) yaşanan ekonomik problemler bunlardan birincisini oluşturmaktadır. İkincisi hem gelişmekte olan hem de gelişmiş ülkelerin büyüme performanslarının yavaşlamasının Türkiye’yi etkilemesi olarak değerlendirilebilir. Üçüncüsü ise, özellikle Türkiye’nin en önemli ticaret ortakları AB ülkeleri olması nedeniyle, Avronun ABD Doları karşısında değer kaybı yaşamasından kaynaklanan olumsuz etki sayılabilir. Eğer parite etkisinde olumlu bir değişme yaşanırsa bu durum ihracat rakamlarının büyümesine olumlu katkı yapacaktır.

Ekonomik büyümenin sürdürülebilmesi yatırımların arttırılabilmesiyle doğru orantılıdır. Bu bakımdan yatırımlardaki artışın sağlanması zorunluluğu bu çeyrekte de kendisini göstermektedir. Yatırım artışı sağlayabilmek için gerekli sihirli sözcük “reform”dur. Türkiye yatırım artışı için gerekli yapısal reformları gerçekleştirmek durumundadır. Nisan ayında uygulamaya konulan “İstihdam, Sanayi Yatırımı ve Üretimi Destekleme Paketi” bu konuda kısmı bir katkı yapabilir ve 2015 yılı ikinci çeyrek büyümesi birinci çeyreğe göre biraz daha yüksek gelebilir.

Doç. Dr. Hüseyin AĞIR

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi

11.06.2015
İlgili Haberler
Köşe Yazıları
ATCOSS
SD Dergi