Musul’u IŞİD’ten Kurtarma Operasyonu
33
Doç. Dr. Mehmet ŞAHİN

Musul ve bölgeyle ilgili aktörlerin çokluğu ve bu söz konusu aktörlerin Musul, Irak ve bölge için farklı planlarının olmasından dolayı Musul konusu çok kolay çözülemeyecektir. Musul sadece Musul anlamına gelmemektedir. Musul, başta Irak ve Suriye olmak üzere bölgeyi ilgilendirmektedir.

2014 yılının Haziran ayında IŞİD’in kontrolüne geçen ve yaklaşık iki yıldır IŞİD’in elinde olan Irak’ın ikinci büyük kenti olan Musul’u kurtarmak için nihayet beklenen operasyonun başladığı haberi Mart 2016’da geldi. Musul’u IŞİD’ten kurtarmak için uzun süredir hazırlıkların yapıldığı ve 2015 yaz aylarında söz konusu kurtarma operasyonunun başlayacağı zaman zaman gündemi meşgul etti. Fakat Mart 2016 tarihine kadar değişik nedenlerden dolayı operasyonun ertelendiğine şahit olundu. Hem Suriye’de yaşananlar ve buna bağlı bölgedeki bazı gelişmelerin etkisi ve Irak içindeki önemli gruplar arasındaki siyasi yaklaşım farklılıkları operasyonun gecikmesinin nedenlerinden sayılabilir.

Irak ordusundan yapılan açıklamaya göre yaklaşık olarak iki milyon kişinin yaşadığı Musul’u kurtarma operasyonuna “Fetih” adı verildiği görülmektedir. Uzun süre Musul’u IŞİD’in elinden geri almak için yürütülecek operasyonda kimlerin ne oranda yer alacağı tartışıldı. Fakat operasyonun başlaması operasyonun içinde kimlerin olacağını da ortaya çıkarmış oldu. IŞİD karşıtı koalisyonun hava desteğinin yanında Irak ordusu ve peşmerge güçlerinin Musul’u kurtarma operasyonunda ana aktörler olacağı görüldü. Yerel kaynaklara göre, operasyona ABD öncülüğündeki güçler hava desteği sağlamaktadırlar. Irak ordusu ve peşmerge ise Musul’un etrafındaki belli bölgelerde IŞİD’e karşı operasyonlarına devam etmektedirler. Fakat zorlu ve karmaşık bir operasyonun ne kadar süreceğinin kestirilmesinin zor olduğu dillendirilmektedir. Operasyonun başlamasıyla IŞİD’in bazı yerleri terk etmek zorunda olduğu ve bazı yerlerin IŞİD’ten kurtarıldığı haberleri geldi. Her ne kadar operasyonda bazı köylerin alındığı haberleri gelse de sahada ilerlemenin önünde ciddi engellerin olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim birkaç köyün IŞİD’ten alınmasından sonra hava şartları ileri sürülerek operasyona ara verildiği haberleri gelmeye başladı. Hiçbir direnç göstermeden tüm askeri mühimmatı bırakarak ve arkasına bakmadan Musul’u IŞİD’e terk eden Irak merkezi kuvvetlerinin Musul’u IŞİD’ten geri almak için ne derece mücadele edeceğini zaman gösterecektir. Operasyon başlayalı yaklaşık üç hafta oldu ve bu geçen süre içinde ancak üç köy IŞİD’in elinden alınabildi. Bu durumdan da anlaşılacağı üzere Musul’u IŞİD’ten almak öyle kâğıt üzerindeki planlarda olduğu gibi kolay gözükmemektedir. Musul’u IŞİD’ten kurtarma noktasında ciddi engellerin olduğu anlaşılmaktadır.

Operasyondan Sonuç Almak İçin Olması Gerekenler

Musul’u IŞİD’ten geri almak için önemli bazı gerekliliklerin yerine getirilmesi zorunlu görünmektedir. Bunların başında ve olmazsa olmaz şart Irak’ta Sünnilere makul, kabul edilebilir bir gelecek perspektifinin sunulmasıdır. Aksi takdirde, Musul’da büyük bir yıkımla karşı karşıya kalınabilir. Musul başta olmak üzere Irak’ta Sünni nüfusun yaşadığı yerlerin hızla IŞİD’in eline geçmesinde 2005 ve 2010 seçimlerinden sonra Irak Başbakanı olan Nuri Maliki’nin Sünnilere karşı yürüttüğü dışlayıcı politikaların etkisinin olduğu bilinmektedir. Maliki politikalarından rahatsız olan Sünni grupların IŞİD’e direnmediği görüldü. Aradan geçen yaklaşık iki yılda IŞİD’in uygulamaları da Sünni halkı rahatsız etti. Fakat Sünni halkı Maliki politikaları ve IŞİD’in arasında sıkıştırmamak lazım. Aksi takdirde Irak toprakları kolay kolay istikrar ve barış yüzü görmeyecek gibi gözükmektedir. Bu yüzden, başta Musul olmak üzere Irak topraklarının IŞİD’ten temizlenebilmesi için Sünnilere onurlu çıkış sağlayacak net bir çıkış stratejisinin sunulması önem taşımaktadır. Fakat ilgili taraflardan yapılan açıklamalara bakıldığında maalesef Sünnilere makul bir gelecek perspektifinin sunulmadığı anlaşılmaktadır. Bu durum, Musul’un kurtarılması ve sonrası için kafalarda ciddi soru işaretlerinin oluşmasına neden olmaktadır. İşin daha da kötü tarafı söz konusu kaygıları giderecek ciddi bir çabanın olmadığı da görülmektedir.

İkinci olarak, Iraklı belli başlı grupların, bölgenin önemli ülkelerinin ve operasyonun bir şekilde içinde yer alan küresel güçlerin ne düşündüğü de önemlidir. Çünkü olumlu sonuç almak için söz konusu aktörler arasındaki uyum hayati derecede önem taşımaktadır. Peki, var mı böyle bir uyum? Maalesef böyle bir uyumun varlığını iddia etmek çok zor görünmektedir. İlgili her aktör Musul’un IŞİD’in elinden geri alınması konusunda hemfikir olduğu görülmekte olsa da Musul operasyonunda hangi aktörün nasıl, ne oranda görev alacağı ve operasyon sonrası neler olacağı konusunda aynı düşünceleri paylaştıklarını söylemek oldukça zordur. Bu yüzden, operasyon noktasında ilgili aktörler arasında önemli koordinasyon eksikliklerinin olabileceğini görmek zor olmasa gerek. Örneklendirecek olursak; peşmergeler Musul operasyonunda yer alsalar da Musul kent merkezine girmek istememekteler. Kürtlere ait olan Musul çevresindeki köyleri almaya öncelik vermekteler. Kuvvetle muhtemel söz konusu bölgeleri ele geçirdikten sonra kendileri açısından operasyonun bittiğini ilan etmekten çekinmeyeceklerdir. Sünniler Musul operasyonunda Haşdi Şaabi olarak adlandırılan Şii milisleri Musul operasyonunda görmek istememekteler. Onun için Irak ordusu operasyonun ana omurgasını oluşturuyor görüntüsü verilmeye çalışılmaktadır. Şunu da akılda tutmakta fayda vardır; Haşdi Şaabi gibi Şii milislerin Musul operasyonuna katılacak olmaları işi daha da çıkmaza sokacaktır. Çünkü Sünniler bu durumda tamamen devre dışı kalacaktır. Görüldüğü gibi, Musul’u IŞİD’ten kurtarmak öyle çok kolay gözükmemektedir. İlgili aktörlerin ajandaları bu kadar farklı olduğu sürece biz daha Musul’u çok konuşuyor olacağız.

PKK’nın Rol Çalma Girişimleri

Musul konusunda PKK’nın da yer almak istediği anlaşılmaktadır. Suriye’de pozisyonunu güçlendirmek için Ayn el Arap/Kobani’de siyasal strateji üreten PKK/PYD/YPG’nin Musul üzerinden de Irak’ta kazanımlar peşinde olduğu anlaşılmaktadır. Musul’un IŞİD’ten temizlenmesi operasyonunda yer almak için can attığı görülmektedir. Musul üzerinden bir alan kazanma ve meşruiyet peşinde olduğu anlaşılmaktadır. PKK çok istese de ve bazı ilgili ülkeler bunu arzu etseler de Türkiye’nin sert tepkisiyle karşılaşacaklardır. Aynı zamanda, Bölgesel Kürt Yönetimi yetkilileri ve Sünnilerinde bu işe karşı çıktığı görülmektedir. Nitekim Bölgesel Kürt Yönetimi hükümet sözcüsü Sefin Dizayi Musul’u kurtarma operasyonunda yer almak isteyen PKK hakkında “Musul Irak’ın önemli ve büyük bir kentidir. PKK dışarıdan gelmiştir. Musul’u kurtaracak güç Irak ordusu, peşmerge ve ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyon güçleridir” demiştir. PKK bölgedeki karışık durumdan yararlanmaya çalışsa başta Türkiye olmak üzere ilgili bölgesel aktörlerin karşı çıkmasından dolayı Musul operasyonunda rol çalmasına müsaade edilmeyecektir.

Sonuç

Öyle anlaşılıyor ki, Musul ve bölgeyle ilgili aktörlerin çokluğu ve bu söz konusu aktörlerin Musul, Irak ve bölge için farklı planlarının olmasından dolayı Musul konusu çok kolay çözülemeyecektir. Musul sadece Musul anlamına gelmemektedir. Musul, başta Irak ve Suriye olmak üzere bölgeyi ilgilendirmektedir. Musul ve bölge konusunda net bir gelecek perspektifi sunulmadığı sürece gelecek için iyimser olmak maalesef zor gözükmektedir.

 


22.04.2016
İlgili Haberler
Köşe Yazıları
ATCOSS
SD Dergi