Adres :
Aşağı Öveçler Çetin Emeç Bul. 1330. Cad. No:12, 06460 Çankaya - Ankara Telefon : +90 312 473 80 41 Faks : +90 312 473 80 46 E-Posta : sde@sde.org.tr

2+2 = ABD + Hindistan

Bu yazı 15/04/2022 tarihinde yayınlanmıştır.

*SDE Uluslararası İlişkiler ve Dış Politika Uzmanı Dr. Gökberk

 

Uluslararası siyaset bugünlerde her ne kadar Ukrayna Savaşı sebebiyle Avrupa’ya odaklanmışsa da; Asya, dünyanın en önemli nüfus ve ekonomik hareketliliklerinin ev sahibi olan bir kıta olarak sürekli gündemdedir.

ABD, bir taraftan savaşa sürüklediği Ukrayna pahasına, “ebedi düşman, ezeli rakip” Rusya’yı yaptırımlarla zayıflatmaya çalışırken öte yandan 5 Ocak 2012 tarihli “Yeni Ulusal Güvenlik Stratejisi”ne ve “NATO 2030 Vizyonu”na uygun olarak Asya’da Çin karşısındaki etkinliğini artırmak istemektedir.

Nasıl ki Ukrayna Rusya’nın karşısında savaşa sürüklendiyse, bu politika çerçevesinde büyük bir nüfusa sahip Hindistan’da ABD tarafından Çin’e karşı başta askeri, politik ve ekonomik olmak üzere çeşitli alanlarda başat bir rakip olarak konumlandırılmaya çalışılmaktadır.

QUAD’da (ABD, Japonya, Hindistan ve Avustralya) bu maksatla bir araya getirilmiştir. QUAD içinde Çin ile kara sınırı bulunan tek ülke Hindistan’dır. AUKUS ile Anglo-Sakson işbirliğini öne çıkaran (ya da kendisini bu çizgiye angaje eden) ABD, Hindistan ve Japonya’yı kaybetmemek için, AUKUS ilanından hemen sonra bir QUAD toplantısı gerçekleştirmiştir.

Buna ilaveten ABD, Hindistan ile (her iki ülkenin Dışişleri ve Savunma Bakanlarının katıldığı) 2+2 formatında sıralı heyet görüşmeleri yapmaktadır. Bir başka ifade ile ABD oyun içerisinde oyun kurmaktadır.

Bu süreçte şu notu eklememiz gerekir ki, Hindistan bir süredir Rusya’dan satın aldığı S-400 Hava Savunma Sistemleri yüzünden ABD yaptırımlarını önlemek için mücadele etmektedir.[i] Bu süreçte, 8 Aralık 2021 tarihinde Hindistan Genelkurmay Başkanı General Bipin Rawat’ın helikopterinin düşerek hayatını kaybetmesi[ii] de Hindistan’da suikast olarak görülerek tepkiyle ve üzüntüyle karşılanmıştır.

11 Nisan 2022 tarihinde Washington’da gerçekleşen 2+2 formatında heyetler dördünce kez bir araya gelmişlerdir.

2+2 Diyalog toplantılarından bahsetmeden önce, ABD'nin küresel egemenliğini sürdürmesi bakımından Çin’in çevrelenmesi stratejisinde önemli bir ortak olarak seçilen Hindistan’la ABD arasında yapılan anlaşmaların evveliyatını hatırlamakta fayda var. Daha öncesinde, Hindistan ve ABD arasında üç temel askeri anlaşma imzalanmıştı. 2002'de Askeri Bilgilerin Genel Güvenliği Anlaşması (GSOMIA), 2016'da Lojistik Değişim Mutabakat Muhtırası (LEMOA) ve 2018'de İletişim Uyumluluk ve Güvenlik Anlaşması (COMCASA). ABD 2016 yılında Obama döneminde Hindistan’a  'Büyük Savunma Ortağı' statüsü vermişti.

2017 yılında yayımlanan Amerikan Ulusal Güvenlik Stratejisi’nde[iii] Hindistan “Amerika Birleşik Devletleri’nin Ana Savunma Ortağı” (A Major Defense Partner of the United States) olarak tanımlanmış ve “Hindistan’ın öncü bir küresel güç ve daha güçlü bir stratejik ve savunma ortağımız olarak ortaya çıkmasını memnuniyetle karşılıyoruz.” İfadesine belgede yer verilmiştir.

Konuya tekrar dönecek olursak, ilk Hint-ABD 2+2 Diyaloğu 6 Eylül 2018'de Trump döneminde gerçekleşmişti. 2020 Ekim ayında Yeni Delhi’de yapılan üçüncü 2+2 Diyalog toplantısında, iki ülke arasındaki stratejik bağları derinleştirmek üzere Hindistan'ın füzeler ve insansız hava araçları gibi silahları daha etkin kullanmasını sağlayacak olan deniz ve havacılık alanındaki topoğrafik verilere erişmesine, coğrafi istihbarat sağlamasına izin verecek BECA (Temel Değişim ve İşbirliği Anlaşması) imzalandı.

Hint-ABD işbirliği Biden döneminde de devam ettirildi. Son yapılan “2+2 Bakanlar Stratejik Diyalog Toplantısı’nda ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin, Hint mevkidaşı Rajnath Singh ile Hint Okyanusu’nun güvenliği ile Doğu ve Güneydoğu Asya’nın güvenliği (Çin’e karşı güvenliği olarak okumak gerekir) konularını ele aldılar. İlaveten, müşterek operasyonlar ve siber tehditler dahil kapsamlı konular da toplantının gündemi arasındaydı.[iv] Bakan Austin’in bölgede “tarihi birlikte şekillendireceğiz” diyerek sonlandırdığı konuşmasında “Genişletilmiş Hint-Pasifik” (Wider Indo-Pasific) vurgusu yaparak, ABD’nin Hindistan ile olan askeri işbirliğinin “California kıyılarından, Doğu Afrika kıyılarına” kadar çok geniş bir coğrafyayı kapsadığına işaret etti.

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken 2+2 toplantılarını ABD-Hindistan ilişkilerinin “çekirdeği” olarak görmektedir. Buradan çıkarılacak sonuç açıktır: ABD, Hindistan’ın teknolojik atılımları, sağlık sistemi sorunları, çevre kirliliği meseleleri ya da insan hakları gibi sorunları ile ilgilenmemektedir. Bilakis Hindistan, Amerikalı “müttefikleri” tarafından sadece Çin’in (özellikle de askeri bakımdan) önüne sürülecek bir aktör olarak görülmektedir.

Bakan Blinken tarafından altı çizilerek değinilen bir diğer husus ise Hindistan ile yükseköğretim işbirliğidir. Bunu da iki açıdan değerlendirmek gerekir: 1- ABD, kendisine zaten önceki jenerasyonları ile ciddi bir katma değer kazandırdığı Hintli kalifiye gençlerin yeni jenerasyonlarını da ithal etmeyi hedeflemektedir. 2- Hindistan yükseköğretimine, bölgesel güvenlikte işbirliği karşılığı (belki de bölgesel güvenliğin tesisinde kullanılmak üzere) Hint yükseköğretimine katkı yaparak kalifiye gençler yetiştirip istifade edecektir.

Sonuç olarak ABD, bir yandan Avrupa ile Rusya’ya yapılacak yaptırımlara, diğer yandan da Hindistan üzerinden Asya’nın güvenlik meselelerine odaklanmaktadır. Ancak, esas sorun bu durum Hindistan ekonomisinden ve Hint halkının refahından ve hatta Hint halkının can güvenliğinden ne götürecek, ne getirecektir?

 

[i] https://www.business-standard.com/article/current-affairs/us-sanctions-on-india-for-buying-russian-s-400-missiles-unlikely-122032300516_1.html

[ii] https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-59577471

[iii] http://nssarchive.us/wp-content/uploads/2020/04/2017.pdf

[iv] https://www.defense.gov/News/Releases/Release/Article/2996350/readout-of-us-india-22-ministerial-dialogue/