Alper TAN

Tüm Yazıları

Boğaziçi Üniversitesi Birilerinin Kurtarılmış Bölgesi Değildir

04 Şubat 2021
h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

Boğaziçi Üniversitesi'nde yaklaşık bir aydır protesto gösterileri düzenleniyor.  Protesto gösterilerini düzenleyenlerin gerekçesi Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından rektör olarak atanan Profesör Melih Bulu’nun Boğaziçi Üniversitesi kültürünü taşıyan biri olmaması... Peki protestocuların özledikleri ve talep ettikleri kültür hangi kültür? Cevabı çok net: 1863'te Robert Kolej’i kuran Cyrus Hamlin ve Christopher Robert isimli iki Hristiyan misyonerin kültürü.

Türkiye Cumhuriyeti bağımsız bir devlettir. Ülke sınırları içinde kendi kanun ve nizamları geçerlidir. Bu kanun ve nizamları ihlal etmeye çalışanlara nasıl muamele edileceği de bellidir. “Barışçıl gösteri” maskesi altına gizlenmiş vesayetçi güruhlar Türkiye’nin çok yakından tanıdığı ve bildiği kesimlerdir. 

O “barışçıl gösteri” yapan müptezeller, müntesibi oldukları veya talep ettikleri “kültür”ün ne olduğunu daha yakından görmek istiyorlarsa bir gösteriye bile katılmadığı halde George  Floyd’un boğazını sıkan ve nefesini keserek katleden polise baksınlar. 

O protestocuların özledikleri kültür bunu gerektiriyor, bunu yapıyor. Ama bizim kültürümüzde böyle zalimliklere yer yoktur ve olmayacak da... Sabırla, kararlılıkla insancıl ve akılcı yöntemlerle bütün bunların üstesinden gelinebilir. 

“Barışçıl gösteri” dediğinde gerçek kimliğini ve hedeflerini gizlediğini düşünenler çok yanılıyorlar. Bu numaralar çok deşifre oldu ve tutmuyor artık. Tutmayacak da...    

Filipinler’de Morolu mağdurlara, Bangladeş’te yetimlere, Myanmar’da Batı destekli zalim Budist katiller tarafından vahşice öldürülen, sürgün edilen Arakanlı Müslümanlara, Suriye’de, Filistin’de savaş mağdurlarına, Somali’de, Libya’da, Mali’de, Etiyopya’da, Sudan’da, Irak’ta, Azerbaycan’da, Kosova’da, Arnavutluk’ta, Bosna’da, Macaristan’da, Ukrayna’da, Gürcistan’da meşru devletlere her türlü yardıma yetişen Türkiye, bir avuç işbirlikçiye veya muhakemesini kaybettiği için kandırılmış şuursuza teslim olacak değildir.

Küresel bir güç olma yolunda hızla ilerleyen, yeryüzündeki bütün Müslümanların, ezilmiş, sömürülmüş, köleleştirilmiş her dinden ırktan tüm halkların tek umudu haline gelmiş olan bu devlete pranga olmaya çalışan bir avuç zavallı bırakın vazifesini yapsın. Yapsın ki millet olarak arınmayı çok net bir şekilde bu ülke, bu devlet hakkıyla tamamlamış olsun. Yoksa artık bu şahlanışın bu yükselişin önünde hiç kimse duramayacaktır. 

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA