Alper TAN

Tüm Yazıları

Sapıklığın Zirvesi Vatikan'da

26 Şubat 2019
h4 { font-size: 24px !important; } Print Friendly and PDF

Katolik Hristiyanların Papa liderliğindeki en üst yetkilileri, Vatikan ve kiliselerdeki çocuk tacizi ve eşcinsel sapıklıklarını müzakere etmek için toplandı.

Roma'da Katolik Kilisesi'nin, 4 günlük cinsel istismarla mücadele zirvesi sonrası Papa'nın danışmanı Reinhard Marx, "Olayların belgeleri yok edilmiş" açıklaması yaptı. Toplantıya, Katolik Kilisesi'nin dünyadaki en önemli temsilcileri katıldı.

Katolik aleminin ruhani lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa Franciscus'un başkanlık ettiği zirveye, dünyanın dört bir yanından 114'ü başpiskopos olmak üzere, 190'a yakın Katolik din adamı ve uzman katıldı.

Kilise sapıkları

Son dönemlerde sıklıkla ortaya çıkan, Katolik Kilisesi'ne bağlı din adamlarının çocuklara yönelik cinsel istismar ve taciz vakaları nedeniyle Roma'da yapılan zirve, tarihi önemdeydi. Papa Franciscus, zirvedeki konuşmasında "Hiçbir cinsel istismarın üstü örtülmemeli ve küçümsenmemeli" dedi ama bugüne kadar bu sapıkların cezalandırılması için ciddi adımlar da hiç atılmadı. Sapkınlık, kiliselerde artarak devam ediyor.

Papa Franciscus, alacağı tedbirlerle ahlaksızlığa neşter vurmak yerine "Cinsel istismar olaylarının, tüm kültürlerde ve tarihlerde bir fenomen olduğunu" ileri sürerek tüm kültürleri ve her milletin tarihini kötüleyerek herkese çamur atıp Vatikan’daki ve kiliselerdeki sapıklıkları sıradanlaştırmaya, önemsizleştirmeye kalkıştı.

Sapık kilise adamları korunuyor mağdurlar suçlanıyor

Zirveye katılan başpiskoposlar adına konuşma yapan Avustralya'nın Brisbane Başpiskoposu Mark Benedict Coleridge de, "Cinsel istismara uğrayanların adalet ve şifa bulmaları için elimizden gelen herşeyi yapacağız. İstismara maruz kalanların daha fazla suçlanmayacağından emin olacağız” açıklamasıyla aslında kiliselerdeki sapık din adamlarının suçlanması yerine mağdurların suçlanıyor olduğunu ortaya koydu.

Vatikan ve kilise yönetimleri, sapık din adamlarını koruyor

Papa'nın danışmanı olan Münih Başpiskopusu Reinhard Marx'ın, "Bu korkunç olayların belgelenebilecek arşivleri ve sorumluların isimleri ortadan kaldırılmış veya hiç oluşturulmamış" açıklaması yaparak aslında kilisedeki sapıklığın Vatikan ve kilise yönetimleri tarafından himaye edildiğini gösterdi.

Katolik Kilisesi'nin şeffaf olmayan bir yapılanması olmasını sert dille eleştiren Marx, Kilise içindeki cinsel istismar olaylarında, "suçluların cezalandırılmaları yerine mağdurların kınanıp, susturulduğunu" belirtti.

Mağdurlar, sapıklığı protesto etti

Ayrıca çocukken Katolik din adamlarının cinsel istismarına uğradığını söyleyen bir grup, Roma'ya gelerek, sapıklık zirvesinin toplandığı kent merkezinde gösteri yaptı.

Birleşmiş Milletler (BM) ise, Katolik Kilisesi'ndeki yaygın cinsel taciz ve çocuk istismarı vakaları hakkında 2014'te çok önemli bir rapor yayınlamıştı. Raporda Vatikan, kendisine bağlı kiliselerin bulunduğu çok sayıda ülkede papazlar hakkındaki cinsel taciz iddialarının üstünü örterek, on binlerce çocuğun istismara uğramasına göz yummakla suçlanmıştı.

Vatikan’daki en üst düzey din adamlarının yaklaşık yüzde altmışının sapkın ilişkilere bulaştığına dair çok önemli iddialar da mevcut.

Almanya’daki sapıklık resmi raporlara yansıdı

Sapkınlığın başka örnekleri ise Alman polis raporlarıyla ortaya konuldu. Almanya’da şiddete kurban giden çocuk sayısı 2017’de 143, tacize uğrayan çocuk sayısı ise 13 000 olarak açıklandı

Yapılan resmi açıklamaya göre Almanya’da 2017 yılında şiddet gören ve cinsel istismara uğrayan 143 çocuğun öldüğü açıklandı. 2017'de 13 539 çocuğun cinsel istismara uğradığı Almanya'da her yıl binlerce çocuğun şiddet ve cinsel saldırı kurbanı olduğu belirtildi. Alman Polisi'nin kayıtlarına göre 2017'de 4 247 çocuğun ağır tacize uğradığının altı çizildi. Ağır tacize uğrayan çocukların 1830'unun 6 yaşından küçük olduğu bildirildi. Federal Suç ve Suçlular istatistiğine göre ise 2017’de Almanya’da 16 317 çocuk pornosu bulundurmak ve yaymak suçundan işlem yapıldı.

Almanya’da çocuklar kaybediliyor

Almanya'da, merkezi Wiesbaden kentinde bulunan Federal Kriminal Dairesi'nin (BKS) verilerine göre, ülkede 2018 yılının mart ayı itibariyle kayıp sayısı 11 bin civarında iken, 18 yaşından küçük 7 bin kayıp çocuk bulunuyor, bu sayının yarısını sığınmacıların çocukları oluşturuyor.

Günde 250 kayıp müracaatı yapılıyor

Anadolu Ajansı'nın haberine göre veriler, kayıp çocuklardan 902'sinin 13 yaşından küçük olduğunu, günlük ortalama 250 ila 300 kayıp başvurusu yapıldığını gösteriyor.

Vatikan ve Almanya’da durum böyle iken diğer Avrupa ülkelerinde de farklı değil. Hatta Hollanda gibi daha kötü olan ülkeler var.

SORU ŞU:

Vatikan ve Almanya’da olanlar resmen ve alenen ortada..

Ama dünyadan kayda değer önemli bir tepki yok. Allah korusun Vatikan’da ve/veya Almanya’da olanların onda biri Türkiye veya başka bir Müslüman ülkede olsaydı Batı dünyası kıyametleri koparmaz mıydı.

Ama Batı hala “medeni” Müslümanlar ise hala “gerici…(!)”

Müslümanlar, Batıyı sorgulamadığı, özgüven sahibi olmadığı ve kompleksten kurtulmadığı müddetçe de böyle olmaya devam eder..

Alper TAN

26.02.2019

 

Tüm hakları SDE'ye aittir.
Yazılım & Tasarım OMEDYA