Değişikliğin kabul edilmesi, CDU/CSU ve SPD’nin öncülüğünde meclise sunulan tasarıya Yeşiller’in de destek vermesiyle mümkün oldu.
Anayasa değişikliğinin yürürlüğe girmesi için Federal Konsey’in (Bundesrat) de onay vermesi gerekiyor. Eyalet meclislerinde de üçte iki çoğunluk aranıyor. CDU/CSU, SPD ve Yeşiller’in birlikte hükümette olduğu eyaletler Bundesrat’taki 69 oyun 41’ine sahip.
Bavyera’da hükümet ortağı olan Hür Seçmenler Partisi’nin lideri Hubert Aiwanger, yeni borçlanmaya karşı çıkmaktan vazgeçtiğini açıkladı. Bu nedenle Bavyera’nın değişiklik lehine oy kullanmasıyla Bundesrat’ta gerekli çoğunluk sağlanmış olacak.
Anayasa Değişikliği hakkında lehe görüşler
Mecliste yaşanan tartışmalarda, SPD’li Johannes Fechter, anayasa değişikliği için hızlı hareket edilmesi gerektiğini belirterek “Dünyadaki mevcut durum nedeniyle hızlı kararlar almak zorundayız” dedi. Fechter, değişikliği eleştirenleri “Putin’in uzantısı” olmakla suçladı.
SPD lideri Lars Klingbeil, anayasa değişikliğini "ülkeye yeni bir yön verebilecek tarihi bir karar" olarak değerlendirdi. "Barışı korumak için elimizden geleni yapacağız" diyen Klingbeil, Almanya’nın artık "ev ödevini yapması gerektiğini" söyledi.
CDU lideri Friedrich Merz, Ukrayna savaşını borç freninin gevşetilmesine gerekçe göstererek, "Bu savaş aynı zamanda Almanya’ya karşıdır" dedi. Merz, Alman Silahlı Kuvvetleri’nin (Bundeswehr) modern sistemlerle donatılmasını ve ortak borçlanmanın Avrupa savunma topluluğu için bir ilk adım olmasını desteklediğini vurguladı.
Yeşiller adına konuşan Britta Haßelmann, Sol Parti’yi "Avrupa’daki gerçeklerden kaçmakla" suçladı ve "Yeşiller satın alınamaz" dedi.
Alman Dış İlişkiler Konseyi: Avrupa Savunmasını ABD’den Bağımsız Hale Getirmeliyiz
Almanya’daki anayasa değişikliği tartışmaları sürerken, Avrupa’nın önde gelen düşünce kuruluşlarından Alman Dış İlişkiler Konseyi (DGAP), Almanya’nın savunma politikalarına ilişkin kapsamlı öneriler sundu.
Raporda, NATO’nun doğu kanadında büyük ölçekli bir "insansız hava aracı (İHA) duvarı" inşa edilmesi gerektiği belirtiliyor. Ayrıca, Avrupa’ya ait bağımsız bir uydu takımyıldızı oluşturulması ve özellikle Baltık Denizi’nde geniş çaplı sualtı gözetleme sistemleri geliştirilmesi öneriliyor.
Bunların yanı sıra, "otonom sistemler ve robotik" ile "uygulamalı yapay zeka" alanlarında büyük yatırımlar yapılması gerektiğine dikkat çekiliyor.
ABD Bağımlılığını Azaltma Çağrısı
Raporda, Almanya’nın ABD’ye bağımlılığını azaltarak egemen bir Avrupa savunma sanayi kurması gerektiği vurgulanıyor. Örneğin, ABD yapımı F-35 savaş uçaklarının "kapalı yazılım sistemleri" nedeniyle Avrupa sistemlerine entegrasyonunun zor olduğu belirtiliyor.
DGAP Başkanı Thomas Enders, geçtiğimiz günlerde yaptığı bir açıklamada "Amerikalılar isterlerse bu sistemi kapatabilirler, bu bir risk" ifadelerini kullanarak, Avrupa’nın askeri sistemlerini bağımsızlaştırması gerektiğini dile getirdi.
Almanya'nın Nükleer Silahlanma Hamlesi
Raporda dikkat çeken bir diğer önemli nokta ise Almanya’nın nükleer kapasitesini artırma önerisi. DGAP, Almanya’nın NATO’nun nükleer programına katılımını devam ettirmesinin yanı sıra, Avrupa’nın da ABD’ye benzer bir nükleer caydırıcılık gücü geliştirmesi gerektiğini savunuyor.
Bu kapsamda, Fransa ve Birleşik Krallık ile Almanya’nın yakın işbirliği yaparak ortak bir nükleer koruma stratejisi oluşturması öneriliyor. Raporda, “Özgürlük Savunucuları Koalisyonu” olarak tanımlanan bir Avrupa nükleer caydırıcılık sisteminin kurulması gerektiği belirtiliyor.
SPARTA Projesi: Avrupa İçin Yeni Savunma Stratejisi
Yazarlar, SPARTA (Stratejik Koruma ve Gelişmiş Dayanıklılık Teknolojisi İttifakı) adlı bir savunma projesi öneriyor. Bu proje ile Almanya’nın Avrupa düzeyinde liderlik ederek modern silahlanma programları başlatması gerektiği ifade ediliyor.