Çanakkale Zaferi sırasında Osmanlı Ordusu'nun manevi motivasyonu ve İslami ruhu oldukça güçlüydü. Bu savaş, Osmanlı Devleti'nin varoluş yani beka mücadelesi olarak görülmüş ve askerlerimiz, savaşı din, vatan ve namus uğruna verilen kutsal bir cihat olarak algılamıştır.
Osmanlı Devleti, I. Dünya Savaşı’na girdiğinde, Sultan V. Mehmet Reşad 14 Kasım 1914’te Cihad-ı Ekber (Büyük Cihad) ilan etmişti. Bu fetva, Osmanlı ordusuna ve İslam dünyasına, İngiltere, Fransa ve Rusya’ya karşı savaşmanın dini bir vecibe olduğunu anlatıyordu. Özellikle Çanakkale Cephesi'nde bu cihad çağrısının etkisi büyük oldu.
Başkomutan Enver Paşa idaresinde Çanakkale Savaşı’nda Osmanlı askerleri, şehitlik makamına ulaşma inancıyla savaşmışlardır. Askerler, ölümü korkulacak bir son olarak değil, ebedi saadetin kapısı olarak görmüşlerdir. Bu inanç, onları büyük fedakârlıklara sevk etmiş ve zor şartlara rağmen azimle mücadele etmelerini sağlamıştır.
Cephede, askerler savaş öncesinde ve sırasında Kur’an-ı Kerim okumuş, dua etmiş, ilahiler ve marşlar söylemişlerdir. Pek çok hatıratta, askerlerin hücumdan önce topluca Fatiha, Yasin ve Fetih surelerini okudukları anlatılır. Din adamları, siperlerde askerlere manevi destek vermiş ve onların moralini yüksek tutmuştur.
Seyit Onbaşı gibi kahramanların fedakârlıkları, İslami ruhun ve manevi gücün bir göstergesidir. O, 276 kiloluk top mermisini tek başına kaldırarak İngiliz gemisini batırmış ve Çanakkale’nin geçilmez olduğunu göstermiştir.
İngiliz ve Anzak subaylarının hatıralarında, Osmanlı askerlerinin son derece cesur, disiplinli ve inançlı olduğu anlatılmaktadır. Birçok İngiliz subayı, Osmanlı askerlerinin ölüm korkusu duymadığını ve büyük bir imanla savaştıklarını yazmıştır.
Savaş esnasında Osmanlı askerleri, hücuma kalkmadan önce tekbir ve salavatlar getirerek düşmanın üzerine yürümüşlerdir. Bu, hem bireysel hem de kolektif bir manevi motivasyon sağlamıştır.
1915 Çanakkale Zaferi, Osmanlı askerlerinin milli ve manevi duygularının zirveye ulaştığı bir direniş destanıdır. İman gücü, şehadet inancı, Kur’an’a bağlılık ve cihad anlayışı, Mehmetçik'in savaşma azmini artıran en önemli faktörler arasında yer almıştır. Osmanlı askerleri, İslam’ın son kalesi olarak gördükleri vatanlarını savunurken, Çanakkale’de adeta bir “iman ordusuna” dönüşmüştür.
Bu kutlu destanın ve unutulmaz zaferin üzerinden 110 yıl geçti.
Bu vesile ile bütün şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi, rahmet ve minnetle hatırlıyoruz.
Stratejik Düşünce Enstitüsü/Stratejik Düşünce ve Araştırma Vakfı
Diğer İçerikler